Rüyada ağlamak kadar insanı gün boyu takip eden az rüya vardır — hele yastığa gerçek gözyaşıyla uyanılmışsa. İlk soru hep aynıdır: bu kadar ağladıysam kötü bir şey mi var? Yastıktaki o ıslaklık bile başlı başına bir sorudur: rüya nerede bitti, siz nerede başladınız? Tabir geleneğinin cevabı, çoğu kişiyi şaşırtacak kadar inceliklidir: gelenek ağlamanın kendisine değil, gözyaşının hâline bakar.
Tabir geleneği ne diyor
Tabir geleneği ağlamayı en ince okunan işaretlerden biri sayar. İbn Sirin'e atfedilen kaynaklarda serbestçe akan gözyaşı ferahlamaya yorulur — kederin yıkanıp gitmesi, yükün sudan geçirilip bırakılması. Gözyaşı olmadan ağlamak, ya da sessizlik ve sıkıntı içinde ağlamak ise başka bir sayfadadır: gelenek bunu zorluk uyarısı olarak okur. Ayrım nettir — akan yaş çözülmedir, akamayan yaş düğüm.
Gelenek ağlayışın niteliğini tartar: rahatlama mı getiriyor, yoksa boğuntuya mı dönüşüyor? Ağırlığı bu belirler. Avrupa halk kitaplarının gözyaşını benzer biçimde tersine, yaklaşan ferahlığa okuması, bu sezginin tek bir geleneğe ait olmadığını gösterir. Tabir geleneğinin rüyaları üçe ayırdığını da burada anmak yerinde olur — doğru rüyalar, nefsin rüyaları ve sıkıntı veren rüyalar; klasik tavsiye, sıkıntı verenin anlatılıp durulmaması, üzerinde oyalanılmamasıdır. Bu üçlü ayrım, ağlama rüyası için de yumuşak bir çerçeve sunar: her gözyaşlı rüya, sıkıntı veren rüya değildir.
Psikologların dikkat ettikleri
Psikologların gözünde rüyadaki ağlayış çoğu zaman, uyanık saatlerin henüz izin vermediği bir duygusal gerçeği taşır. Gözyaşı; gündelik hayatta kendine yer bulamamış bir yas, bir incelik, bazen de bir rahatlama için gelir. Dikkate değer olan şudur: bu ağlayış nadiren çözülmesi gereken bir sorundur — daha çok, zihnin yarım kalmış bir şeyi tamamlamasıdır. Birçok kişi böyle bir rüyadan tuhaf bir hafiflikle uyandığını anlatır. Gözyaşının kimin için aktığı da önemlidir: bazen bir kayıp için, bazen eski bir hâlimiz için, bazen sadece yorgunluk için ağlarız — ve zihin bunu gündüzden daha dürüst yapar.
Yani rüyadaki gözyaşına "neyim var?" diye değil, "neyi bekletiyorum?" diye bakmak çoğu zaman daha doğru sorudur.
Üzerine düşünmeye değer bir soru
Uyanık hayatınızda en son ne zaman kendinize ağlama izni verdiniz — ve vermediyseniz, o duygu şimdi nerede bekliyor?
Rüyada hıçkıra hıçkıra ağlamak
Sesli, sarsılarak ağlamak, bu rüyanın en yoğun hâlidir. Geleneğin terazisi burada da aynı çalışır: hıçkırık sonunda çözülüp gözyaşına dönüyorsa okuma ferahlamaya yaklaşır; düğümlenip boğuyorsa sennik geleneği bunu henüz ifadesini bulamamış bir kedere yorar. Psikolojik okuma iki hâli de aynı yerden anlar: gündüz bastırılan ne varsa, gece en gür sesiyle konuşur. Uyandığınızdaki his — boşalmış mı, tükenmiş mi — rüyanın asıl cümlesidir. Böyle bir rüyanın ertesi günü kendinize biraz alan bırakmak iyi olur; rüyada başlayan çözülme, bazen gün içinde tamamlanır.
Rüyada sessizce, gözyaşı olmadan ağlamak
Geleneğin ayrımının öbür yakası: gözyaşsız, sessiz, içe dönük ağlayış tabir kaynaklarında zorluk uyarısı olarak okunur — akamayan yaş, akamayan mesele sayılır. Psikolojik dille bu, dile gelmek isteyip gelemeyen bir duygunun resmidir: belki bir kırgınlık, belki dile dökülmemiş bir veda. Rüya gelecekten haber vermez; ama içeride nelerin sıkıştığını çok iyi gösterir.
Rüyada ağlayan birini görmek
Klasik kaynaklar bu sahneyi ayrıca derecelendirmez, bunu dürüstçe söylemek gerekir. Rüya dilinde başkasının gözyaşı çoğu zaman iki şeyden biridir: ya gerçekten o kişiye dair bir kaygınızın sahnesi, ya da — daha sık — kendi duygunuzun başka bir yüz takmış hâli. Ağlayan kişi tanıdıksa, rüya ona dair bir kaygınızı da taşıyor olabilir — ama haber olarak değil, sevginizin ölçüsü olarak. Ağlayana yaklaştınız mı, uzak mı durdunuz? O mesafe, bir duyguyla kendi aranızdaki mesafenin ölçüsü olabilir.
Ağlamanın genel okuması burada biter; sizin gözyaşınızın hangi gecelerde geldiğini, nelerin ardından ferahlayıp nelerin ardından düğümlendiğini ancak kendi rüyalarınız, bir arada hatırlandığında gösterir. Dreamlock tam bunun için yapılıyor: rüyalarınızı dinleyen, hatırlayan ve resmeden özel bir rüya kasası. Çok yakında.
